Bahar ve haşri tefekkür

Yorum yapın

Kâinattaki düzen ve intizama bakarak her şeyi yoktan var eden Allah’ı Zülcelâl’in azamet ve şanını düşünmeye tefekkür denir. Tefekkürün gayesi kalbi, zikre geçirmektir. Çünkü tefekkür, teşekküre; teşekkür ise tezekküre yani Yüce Allah’ı zikretmeye sebeptir.

Aklıselim sahibi bir insan, kâinata ibret nazarıyla baktığında her şeyden önce kâinatın amaçsız yaratılmadığını ve bunun bir yaratıcısının olduğunu idrak eder. Bunu kabul eden akıl, yine tefekkür yoluyla izahı zor birçok meselenin de hakikatini anlar. Bunlardan biri insanın öldükten sonra nasıl dirileceği meselesidir.

İşte bu yazımızda tefekkür yoluyla, öldükten sonra dirilmenin adı olan haşrin hakikatini anlamaya çalışacağız.

Allah Teâlâ, Kur’ân-ı Kerîm’in birçok âyet’inde insanoğlu düşünüp ibret alsın diye yeryüzünden çok bahsetmiştir. Meselâ, Zâriyât sûresi 48. âyet-i kerîmede:
“Yeri biz döşedik. (Biz) ne güzel döşeyiciyiz!” buyurmuştur.

Hiç şüphesiz, indirdiği yağmur ile ölü olan yeryüzünü canlandıran, her biri diğerinden farklı bitkiler ortaya çıkaran Allah Teâlâ’dır. Koca koca dağları yeryüzüne diken, suları dağların altında depo eden, pınarları fışkırtıp yeryüzünde ırmakları akıtan ve bu su ile her şeyi meydana getiren Cenâb-ı Mevlâ’dır. Bütün bunlara kadir olan ve kâinatı yoktan var eden Yüce Allah olduğuna göre kabirde çürüyen bedenleri tekrar diriltmeye kadir olacak olan da yine Allah Teâlâ’dır.

Bilindiği gibi güz olduğu zaman kuruyan bitkiler tohumlarını toprağa bırakmakta ve yeryüzü ölü bir toprak yığını halini almaktadır. Bahar olunca da Yüce Allah toprak altında saklı olan bu tohumlara yağmur suyunu göndermek suretiyle ölü olan o bitkileri tohumlarından tekrar bitirmektedir. Yağmur suyuyla yeryüzünü dirilten Allah Teâlâ, öldükten sonra kabre konulan insanoğlunu da aynı şekilde kabirlerinden diriltilecektir. Bu gerçek Fatır suresi 9. âyet-i kerimede şöyle bildirilmektedir:

“Rüzgârları gönderip de bulutu harekete geçiren Allah’tır. Biz onu ölü bir bölgeye göndeririz de ölümünden sonra toprağa onunla hayat veririz. Ölülerin yeniden dirilmesi de böyle olacaktır.”

Evet, nasıl bitkiler güzün tohumlarını toprağa bırakıp çürüyorlarsa, insanoğlu da öldüğü zaman kuyruk sokumu hariç bütün bedeni çürüyecektir. Hadiste bildirildiğine göre ölen insan bu kemikten tekrar diriltilecektir. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hadis-i şerifte:

“Allah semâdan bir su indirir de (ölü olan) sizler yeşil otun bitmesi gibi -kabirlerinizden- bitersiniz. İnsan bedeninden her şey çürür, yalnız bir tek kemik parçası çürümez. O da kuyruk sokumu kemiğidir. Kıyamet günündeki (ikinci) yaratma, bu parçadan terkîb olunur.” buyurmuştur.

Ayet-i kerîme ve hadisi şerifler ışığında anlıyor ve inanıyoruz ki öldükten sonra dirilmek haktır. Buna en güzel örnek de güzün kuruyarak çer çöp haline gelen otların baharın gelmesiyle yeniden yeşerip canlanmasıdır.

Serhaber / Abdullah Demiray

“Biliyor Musun Güneş Nereye Gidiyor?”

Yorum yapın

güneşin doğuşu batışı... Efendimizin dilinden

Bir akşam üzeri Peygamber aleyhissalatu vesselam:
“ Ya Ebu Zer biliyor musun güneş nereye gidiyor?” Dediğinde, Ebu Zer (ra):
“Allah ve Resulü daha iyi bilir” diyecek, bunun üzerine Resulallah efendimiz kendi sorusunu şöyle cevaplayacak:
“Arşın altında Rabbini secde etmeye!”

~ Bir akşamüstü güneşi bu nazarla seyrederken hepimize;
“her sabah başını secdeden kaldırıp Rabbinin huzurunda kıyama duran;
ikindi vakti rükuya eğilen, akşam vakti tekrar secdeye kapanan bir güneş” tasavvuru sunarak kainatı seyrin adabını öğretmektedir Peygamber efendimiz (s.a.v.)…

Tefekkür

Yorum yapın

“Bu latif, nazik masnuatı o kuru ağaçlardan ihraç eden kudrete hiçbir şey ağır gelmez.”

Mesnevi-i Nuriye

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 70 takipçiye katılın